"Mevcut 3984 sayılı yasaya oranla, bu taslaktaki
tanımlar, teknolojideki ve yayıncılık anlayışındaki
gelişmeleri karşılayacak, AB Sınırötesi
Televizyon Direktifi ve Görsel-İşitsel Hizmetler
Yönergesi’yle örtüşecek şekilde değişmiş
ve artmıştır."
(...)
"Taslakla Türk medyasının, kamusal duyarlılık içinde
hareket etmesine yönelik aynı zamanda AB Direktifi
ile uyumlu olarak görsel-işitsel içerikle ilgili çok
önemli adımlar atılabilmiştir. Örneğin;
Madde 20:
(1) Genel ve tematik içerikli yayın yapan radyo
ve televizyon kuruluşları, çocuk yayınlarında
yer verdikleri programların en az %50’sini yerli
yapım eserlere ayırırlar. Bu programlar içinde
çizgi filmlere yer verilmesi halinde çizgi filmlerin
en az %20’sinin yerli yapım olması zorunludur."
(Radyo-Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği'nin Kasım 2008 Bülteni)
Görüldüğü gibi, yüzde 20 yerli çizgi film oranı, bir takım
KİŞİSEL çabalarla değil, Avrupa Birliği'nin öngördüğü televizyon
yayıncılık ilkeleri sayesinde mümkün olmuştur.
AB uyum yasaları gündemde olmasaydı, kimsenin aklına, televizyon
yayınlarına yerli çizgi film kotası koymak gelmeyecekti...